8.07.2011

istanbul hatırası- parte due

İstanbul öyle anlata anlata biter mi hiç... 4 günlük serüvenimizden arda kalanlardan birisi de Büyükada.. Burada herşeyin tadı, rengi, kokusu bir başka... Denizin, mezelerin, rakının tadı bile bir başka :) Klasik bir Büyükada turundan sonra (fayton macerası ve Aya Yorgi) sahilde rakı balık keyfi.. Bu arada masamıza misafir olan dünyalar güzeli bir martı rakı masası muhabbetimize biraz limon sıktı :) Çünkü onu beslemeye ve fotoğraflamaya başladıktan sonra sevgili abimden yediğimiz azar(!) üzerine kadehlerimize sarıldık :) Kadehime uzanınca aklıma Gürol Sözen'in İş Bankası Yayınları'ndan çıkardığı "Martıların İstanbul'u" kitabı geldi.. Bu şehir gerçekten de onların.. Almanızı şiddetle tavsiye ederim; tam bir görsel şölen.
Büyükada'da ne yenir derseniz en az Ege kadar çeşitli ve güzel mezelere sahip burası.. Rumlardan kalan veya hala onlar sayesinde devam eden bu lezzetler arasında baklalı enginar, karides şiş, balık çorbası, zeytinyağında lorlu kırmızı biberleri sayabiliriz.. Tabii kurutulmuş balıkları unutmayalım.. Her nerde yerseniz yiyin mutlaka memnun kalacağınıza eminim.. Yeter ki masanızı martılarla paylaşın :))


















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder