22.07.2011

elif şafak..


son zamanlarda bir Elif Şafak takıntısıdır gidiyor bende hadi hayırlısı.. o kadar güzel yazıyor ki elinden bırakamıyor insan.. Türkçeyi bu kadar iyi kullanan bu kadar zengin cümleler kuran başka yazar görmedim diyebilirim.. neyse sonuç olarak yepyeni bir kitabı çıktı: "İskender".. hem de 200.000 gibi rekor bir baskıyla.. şiddetle herkese hayatlarında en az bir kez Elif Şafak okuması tavsiye edilir :)

19.07.2011

giambattista..





moda dünyasının son yıllarda yetiştirdiği en muhteşem ve başarılı isimlerinden birisi bence "Giambattista Valli".. bu kadar çok sevmemde İtalyan olmasının etkisi mutlaka vardır :) ama muhteşem ötesi ayakkabılarının yanında yine muhteşem tuvaletler ve elbiseler yaratıyor.. 2011-2012 sonbahar-kış haute couture defilesi beni benden aldı.. kendimi yerden yere vurdum nasıl bunlar tasarlanır diye.. beyaz, siyah ve mercanın muhteşem uyumu vardı defilede.. sanıyorum mercan bu yaz olduğu gibi kış geldiğinde de bizimle olacak.. hiç bir tonuna dayanamıyor, mercan rengi olan herşeye sahip olmak istiyorum.. sonuç: bu kış da alışveriş listesi kabarık olacak galiba :))


NOT: tüm fotoğraflar "Vogue Türkiye" sitesinden alınmıştır. www.voguemag.com.tr

giambattista valli, is one of the greatest designers that the fashion world has created in last years. being an italian possibly has an effect on my feelings :) but beside his wonderful shoes, he creates unbelievable gowns.. i just lost my mind when i saw his last 2011-2012 haute couture show.. there was white, black and coral's wonderful harmony.. i think coral will be with us in winter just like this summer. i can't resist any tone of it and i want to get everything which is coral.. result: my shopping list is going to be looong in winter too :))

P:S: all photos are taken from "Vogue Türkiye". www.voguemag.com.tr

Urla'nın gizli koyları.. / Secret bays of Urla..


geçtiğimiz haftalarda yolumuz yakında olması vesilesi ile yine Urla'ya düştü; kahvaltı ve sonrasında denize girme operasyonları düzenlemek için.. kahvaltı mekanımız Urla Altinköy evlerinin yakınlarında ormanın içinde saklı "Yörük Aile Evi" ydi.. kahvaltı güzel bir köy kahvaltısı, haftasonları inanılmaz kalabalık.. servis biraz vasat olsa da güzel bir Pazar kahvaltısı için değer bence.. yolda keşfettikleriniz de cabası:) sonraki deniz maceramız Altınköy evlerinin olduğu koyda oldu ancak ondan önce yanlış yöne giderek muhteşem bir koy keşfettik ki adına "Bodrum Koyu" demişler.. Bir dahaki sefere buraya gelmek için sözleştik denizle:) yolda müthiş keşfim (belki bilenler vardır ben yeni öğrendim) "Urla Şarapçılık" oldu.. bayılırım butik şaraplara ve ne şanslıyım ki İzmir ve civarında harika şarap üreticileri var.. yol boyu göz alabildiğine üzüm bağı.. üzüm bağında evlenme teklifi almış birisi olarak her zaman çok özel olmuştur üzüm bağları benim için:)) ama internetten alamıyoruz malesef nereden bulacağım yeni hedefim bu şaraplara ulaşmak.. unutmadan Urla Şarapçılık' ın bir de butik oteli var, incelemenizi tavsiye ederim.. tık tık
 
a few weeks ago because of the closeness we went to Urla for having a breakfast and swimming operation:) our breakfast place was "Yörük Aile Evi" hired in the heart of the forest and close to Altinköy villas. breakfast is nice (a traditional village breakfast) and the place is so crowded in weekends. although the service is not so good, but it worths to have a nice Sunday morning.. we swam at the bay where Altınköy villas are but before we found here, we got lost and found a new and wonderful bay called "Bodrum Bay".. we promised to come back here:) but the most exiciting part of this journey was i discovered a new brand "Urla Şarapçılık".. i love boutique wines, thanks God there are lots of wine producers around İzmir. anywhere you look is a vineyard.. as a woman who got her marriage proposal in a vineyard, they always have a different place in my heart:) we can't buy them on net so my new aim is to find and taste them.. also they have a boutique hotel, i advise you to check..
 

14.07.2011

yine yemek yine yemek..

düşündüm düşündüm yine dün akşam yediklerimi paylaşamadan duramayacağımı farkettim :)) bilmeyen beni obez sanır ama sadece ve sadece 43 kiloluk ufacık minicik bir şeyim :) amaa güzel yemeğe asla hayır demem patlayana kadar yerim.. e tabi gurmelik var serde yapacak fazla bir şey yok.. sonunda sonunda İzmir'e de açılan "Tavacı Recep Usta" krizim tuttu ve akşam iş çıkışı koşarak kordona uçtuk.. gelsin dolmalar, çiğköfteler, tavalar.. müjdeler olsun Bursa'lılar da bu nimetten faydalanacak artık çünkü yakında Bursa'ya yeni şubesi açılıyormuş.. fahri bir Antepli olarak kurutulmuş patlıcan dolmasının kuşbaşı et ile yapıldığını hiç görmemiştim ama Recep Usta yapmış ve şahane olmuş.. İstanbul, Ankara ve İzmir dekilere duyurulur: bence bu akşam gidip karnınızı bir güzel şişirin.. hele bir de Ankaralı olduğunuzu söylediğinizde nasıl bir ilgi alaka.. bakışları değişiyor çalışanların.. test ettim orjinal bir Ankaralı olarak onayladım :)




 




8.07.2011

istanbul hatırası- parte due

İstanbul öyle anlata anlata biter mi hiç... 4 günlük serüvenimizden arda kalanlardan birisi de Büyükada.. Burada herşeyin tadı, rengi, kokusu bir başka... Denizin, mezelerin, rakının tadı bile bir başka :) Klasik bir Büyükada turundan sonra (fayton macerası ve Aya Yorgi) sahilde rakı balık keyfi.. Bu arada masamıza misafir olan dünyalar güzeli bir martı rakı masası muhabbetimize biraz limon sıktı :) Çünkü onu beslemeye ve fotoğraflamaya başladıktan sonra sevgili abimden yediğimiz azar(!) üzerine kadehlerimize sarıldık :) Kadehime uzanınca aklıma Gürol Sözen'in İş Bankası Yayınları'ndan çıkardığı "Martıların İstanbul'u" kitabı geldi.. Bu şehir gerçekten de onların.. Almanızı şiddetle tavsiye ederim; tam bir görsel şölen.
Büyükada'da ne yenir derseniz en az Ege kadar çeşitli ve güzel mezelere sahip burası.. Rumlardan kalan veya hala onlar sayesinde devam eden bu lezzetler arasında baklalı enginar, karides şiş, balık çorbası, zeytinyağında lorlu kırmızı biberleri sayabiliriz.. Tabii kurutulmuş balıkları unutmayalım.. Her nerde yerseniz yiyin mutlaka memnun kalacağınıza eminim.. Yeter ki masanızı martılarla paylaşın :))


















7.07.2011

istanbul hatırası- parte uno

Bir Ahmet Ümit fanatiği olarak maalesef "İstanbul Hatırası" nı henüz okudum :( ancak hala etkisinden kurtulamadığım için midir bilmem, yine İstanbul'a gidip kendimi sokaklara atasım geldi.. En son gittiğimde (off off yaklaşık 1,5 ay oldu) yine aynı cümle aklıma takılarak ayrıldım bu büyüleyici yerden; İstanbul'da yaşayanlar bu şehrin kıymetini hiç bilmiyorlar.. Ah bir de nerede yaşadıklarının farkına varabilseler.. Onlar için bir kaç muhteşem :) İstanbul fotomu paylaşıyorum yüksek müsadenizle :)